|
Fotoğraf veya Makinalarla İlgili Sıkça Sorulan Sorulardan Bazıları ;
- Deklanşör tuşuna bastığımda neden hemen çekim yapmıyor ?
Makinenin üst kısmındaki çekim düğmesine (deklanşör) yarıya kadar bastığınızda, netlik ayarının otomatik olarak yapıldığını göreceksiniz. Bu ayarın ardından, makineniz de çekim için hazır hale gelir. Aynı düğmeye sonuna kadar basarsanız, fotoğraf çekimi tamamlanır ve fotoğrafınız da bellek kartında ya da dahili bellek üzerine kaydedilir.
- Dijital Zoom , Optik Zoom Arasındaki Fark nedir ?
Fotoğrafını çekmek istediğiniz objeleri yaklaştırmak veya uzaklaştırmak için, makinenizin zum özelliğini kullanabilirsiniz. Daha detaylı bir çekim içinse, makro özelliğinden yardım almanız gerekecektir. Dijital fotoğraf makinelerinin çoğu, hem optik zum, hem de dijital zum yapabilirler. Optik zum işlemi, tamamen objektif tarafından gerçekleştirilir ve sonuçları da mükemmele yakındır. Dijital zum ise, çekilen fotoğrafın yazılım yardımıyla büyütülmesi anlamına gelir. Tabii bu durumda, kalitede de önemli düşüşler yaşanabilir. Kısacası yeni bir dijital fotoğraf makinesi satın alırken önem vermeniz gereken, her zaman için optik zum özelliği olmalıdır. Dijital zum'u ise, sadece ekstra bir özellik olarak değerlendirin ve çok da dikkate almayın.
- Dijital fotoğraf makinelerinin pili çok çabuk bitiyor. Neden?
Dijital fotoğraf makineleri, elektronik görüntüleme teknolojisi kullandıkları için, diğer fotoğraf makinelerine göre daha çok pil sarfiyatına neden olurlar. Ayrıca, LCD ekranı vizör olarak kullanmak da pillerin daha çabuk bitmesine neden olmaktadır. Fotoğraf makinenizi, LCD ekranı kapalı olarak kullanırsanız pil tasarrufu sağlayabilirsiniz. Dijital fotoğraf makinenizde Lityum ve 2700 mAh ve üstü şarj edilebilir piller kullanırsanız, en yüksek performansı alırsınız.
- Dijital fotoğraf makinesi alırken en önemli kriter nedir? Megapiksel büyüklüğü mü, lens kalitesi mi?
Dijital fotoğraf makinesinin çözünürlüğü ve lens türü temelde kullanıcının kullanım amaçlarına ve istediği sonuca bağlıdır:
Uğraşmadan şipşak fotoğraflar çekmek, bunları e-posta ile göndermek veya 8R'den (20x30cm) çıktılar almak isteyen giriş seviyesi kullanıcılar için sabit odaklı lensi olan 2-3 megapiksellik bir dijital fotoğraf makinesi yeterli gelecektir.
Daha ileri fotoğrafçılık tekniklerini denemek, fotoğraf yazıcısında 8R'den büyük boyutlarda çıktı almadan önce üzerlerinde oynama yapmak isteyen orta seviye kullanıcılar, açılır- katlanır objektifi olan, sabit zoom'lu lense sahip 6-8 Megapiksellik bir makina arayacaklardır.
En iyi resim kalitesini isteyen profesyonellerse mümkün olan en yüksek çözünürlüğe sahip, değiştirilebilir objektifi olan bir dijital fotoğraf makinesi isteyeceklerdir.
- 8 mp makinam var fakat arkadaşımın 6 mp makinasının kalitesini elde edemiyorum ?
Bazı fotoğraf makinelerinin üzerinde yazan 8MP ya da 6MP gibi ifadeler sizi yanıltmasın. Çünkü bazı makineler 3 ya da 4 megapixellik efektif çözünürlüğe sahip olup daha yüksek çözünürlüklere ulaşabilmek için "interpolasyon" yöntemine başvurmaktadır. Bu yöntem, bilgisayar ekranında gördüğünüz bir fotoğrafa zoom yapmakla hemen hemen aynı işleyiş tarzına sahiptir. Yüksek megapixele ihtiyaç duyan fotoğrafçılar bu tip makineleri asla kullanmazlar. Kısacası; gerçek, yani efektif çözünürlük önemlidir.
Satıcıdan Bu konu hakkında kesinlikle bilgi isteyiniz veya bilinen markalardan vazgeçmeyiniz...
- HDR çekim Tekniği nedir? nasıl uygulanır ?
Fotoğrafçılıkla uğraşan ister amatör ister profesyonel kullanıcıların ilk dikkat ettikleri konuların başında pozlama gelir. Doğru pozlama bir karenin duruşunu değiştirebildiği gibi yanlış pozlama da iyi bir karenin kötü olmasına sebep olabilir. Pozlama teknolojileri artık cihazların içine girmiş olsa da, teknik imkanlar çok gelişmiş olsa da eninde sonunda bazı noktalarda sıkıntılar yaşanabilir.
Örneğin öğle saatlerinde bir odanın içinde durup penceleri de kadraja alarak çekim yaptığınızda (içerde ışık kaynağının olmadığını varsayıyoruz) dışarıdan gelen ışık sebebi ile içerisi karanlık çıkar (ters ışık etkisi). Bunu engellemenin birkaç yolu olsa da hem içerisini doğru pozlayıp dışarıdaki manzarayı da doğru pozlamak epey maharet ister.
İşte bu ve bu gibi karışık ışıklandırmalı durumlarda (ki genelde ters ışıkta bu sorun olur) imdadımıza HDR fotoğraf tekniği yetişiyor. Önce HDR nedir ona bir göz atalım:
NEDİR BU HDR?
Ağırlıklı olarak yüksek kontraslı manzaraların çekimi için kullanılan bir teknik olan High Dynamic Range fotoğraflar [bazen HDRI (I: Image) olarak da tanımlanabiliyor], görüntüdeki yüksek kontrast (aydınlık) ve düşük kontrast (karanlık) bölgelerin ortalamasının alınması mantığı ile meydana gelir.
Aydınlatma için kullanılan doğal ya da yapay ışık kaynaklarının aralığı çok yüksektir. Bu aralık o kadar geniştirki Dynamic Range yani Dinamik Aralık oranı 100.000:1 gibi bir değere sahiptir. Ancak gözümüzümün gördüğü ya da fotoğraf makinesinin kayıt edebildiği aralık bu kadar geniş değildir. 16 bit TIFF fotoğraflar için bu değer 65.536:1 olarak gözlemlenir.
İşte HDR tekniği kullanılarak çekilen fotoğraflarda ışık aralığı tek bir kare ile çektiğimiz fotoğraflardakinden çok daha fazla olur.
NİÇİN HDR?
Evet normal bir şekilde çekim yapmak varken neden HDR kullanma gereksinim duyuyoruz. Bunun en önemli sebebi bazı fotoğrafların yüksek kontrasa sahip olmalarıdır. Örneğin karanlık bir dağ manzarasının arkasında parlak bir gökyüzü varsa ya da günışığı ile aydınlatılmış bir odada pencerelerden gelen ışık bulunuyorsa bu karelerin pozlaması doğru yapılamayabilir. İlk örnekteki dağ manzarında gökyüzüne göre pozlama yapsanız, dağ karanlık çıkar, dağa göre yapsanız gökyüzü çok parlar. İkinci örnekte ise odanın içindeki ışık durumuna göre pozlama verseniz penceler parlak görünür. Tam tersini yapsanız odanın içi karanlık çıkar.
Hal böyle olunca aynı karenin 3 farklı pozlanmış halini birleştirmek hem daha iyi sonuç alınması hem de gerçeküstü bir görüntü elde edilmesi için HDR tekniği kullanılır. Ancak bu tekniğin biraz emek gerektirmesi, çekim sonrasında işleme ihtiyaç duyması pratik kullanımının hobi düzeyinde olmasına yol açmaktadır.
HDR FOTOĞRAF NASIL ÇEKİLİR?
Bu tekniği kullanarak çekim yapmak için öncelikle bir dijital fotoğraf makinesine ihtiyacınız var. İkinci olarak makineyi sabit tutmak için bir tripod (bu önemli çünkü karelerin aynı kadraja sahip olması gerekiyor). Üçünü ihtiyacınız olan şey ise çekimden sonra kullanacağınız uygun bir yazılım (Photoshop CS2, Photomatix benzeri bir program).
Fotoğraf makinesinin çok yüksek çözünürlüğe, gelişmiş bir ürün veya pahalı olmasına gerek yok. Poz telafisi (Ev) özelliği ya da manuel çekim modu olan herhangi bir kompakt ürün bile işinizi görebilir.
Böyle bir kare çekmek için önce makineyi bir yere sabitlemeniz gerekiyor. Bunun için tripod kullanırsanız iyi olur. Yoksa sağlam bir yere koyarak da sabitleme yapmanız mümkün. Ardından makinenin ilk kareyi normal pozlama değeri ile çekiyorsunuz. İkinci kareyi bu değerin bir altı (karanlık) ve bir üstü (aydınlık) olarak çekiyorsunuz. Elinizde aynı görüntünün üç farklı versiyonu oluyor. Biri karanlık, biri aydınlık biri de normal.
Böyle bir görüntüyü oluşturmak için en az 2 kare kullanmanız gerekiyor (benim tasviyem 3 kare). Üst limit ise size bağlı. Ancak 8 kareden fazlası çok ciddi bir fark oluşturmayacağından tamamiyle size kalmış. Çok küçük poz değişiklikleri ile 20 – 25 kare bile çekebilirsiniz.
Ayrıca bu tip çekimler için biraz gelişmiş fotoğraf makinelerinde bulunan poz taraması (Bracketing) özelliğini de kullanabilirsiniz. Bu özellik yardımı ile aynı karenin seçtiğiniz bir adet normal, bir adet diyafram aydınlık ve ve bir adet karanlık versiyonu çekiliyor. Çekim sonrasında elinizde aynı manzaranın 3 farklı değerde pozlanmış versiyonları oluyor.
Hangi yöntemi kullanırsanız kullanın HDR fotoğraflar elde etmek için elinizde aynı manzarının bir aydınlık bir de karanlık versiyonu olmak zorunda. Bu karanlık ve aydınlık versiyonlar arasındaki aralığı düşürerek kare sayısını artırmak mümkün. Bu sayfalardaki örneklerde de görebileceğiniz gibi biz 3 kare kullanmayı tercih ettik. Siz daha fazla kare ile de HDR fotoğraflar oluşturabilirsiniz.
Çekimlerden sonra elinizdeki kareler tek başına bir anlam ifade etmiyor. Yani HDR fotoğraf oluşturmak için ek yazılım gerekiyor. Bu iş için kullanabileceğiniz onlarca farklı yazılım olsa da en çok tercih edilenler Photoshop CS2 ve sadece bu iş için üretilen Photomatix. İlerleyen satırlarda her iki yazılımın HDR özelliklerini masaya yatıracağız.
Aslında HDR imajların oluşturulma mantığı basit: Az pozlanan fotoğraftaki koyu bölgeler, çok pozlanan versiyondan alınırken, tam tersi bir durum da fazla pozlanan bölgelerdeki açık bölgeler için uygulanır. Böylece normalde fotoğraf makinesinin yapabilmesi mümkün olmayan her bir bölge için ayrı ayrı pozlama imkanı sağlanmış olur.
Adobe Photoshop CS2;de HDR
HDR imajların bir araya getirilip tek bir kare oluşturulması için kullanılabilen Photoshop, bu hizmeti son sürümü olan CS2 ile veriyor. Bunun için yapmanız gereken tek şey yazılımı açıp File menüsünden Automate başlığına gelmek. Buradaki seçeneklerden en altta görünen Merge to HDR başlığını seçmeniz gerekiyor.
Seçim sonrasında karşınıza bir menü çıkıyor. Buradan tek tek fotoğarf da seçebildiğiniz gibi bir klasör göstererek içindeki bütün fotoğrafları HDR tekniği ile birleştirmeniz mümkün. Fotoğrafları seçtikten sonra onların diyafram, enstantane ve poz değerleri geliyor. Bunları işaretleyip devam ettiğinizde ise ilk olarak çalışacağınız derinliği ve diyagramı seçeceğiniz alan geliyor. Burada fotoğrafınızı 16, 8 ya da 32 bit olarak seçmeniz mümkün. 32 bit seçim yaparsanız OK tuşuna bastıktan sonra başka bir ayar yapamıyorsunuz. 16 ya da 8 bit seçerseniz bir sonraki aşamada HDR Conversion (HDR Dönüşümü) yöntemini seçebiliyorsunuz. Burada Exposure and Gama, Hihglight Compression, Equalize Histogram ve Local Adaptation seçenekleri bulunuyor. Bunlardan bazıları otamatik olarak ayar yaparken bazı seçeneklerde kullanıcının müdahili de söz konusu.
Görüldüğü üzere Photoshop CS2de HDR fotoğraflar elde etmek fazlasıyla kolay. Yeterki elinizde bu işe uygun şekilde çekilmiş fotoğraflar bulunsun
|